Yeni Yıla Nasıl Girsem ?
19 Aralık 2016

Eyvah Yöneticim İşi Bilmiyor !

9 Mayıs 2019

Çok üzücü olsa da 1 tam günümüzün neredeyse yarısını iş yerinde geçiriyoruz 🙂 Ailemiz ve sevdiklerimizden daha çok çalışma arkadaşlarımızı görüyoruz gün içinde…

O nedenle  ruh halimizde iş arkadaşlarımız belirleyici oluyor.Duygu durumunu etkilemede en büyük rolü de yöneticiler kapıyor; e yani figuran olacak değiller ya, tabi ki başrol olacaklar 🙂

İyi bir yöneticinin  2 ana özelliğe sahip olması beklenir;

1-Yönettiği işlerin içeriğine hakimiyeti

2-Liderlik vasıflarına sahip olması ve kişileri doğru yöneterek herkesin bilgi ve yeteneğini kurum için maximum verimli  hale getirmesi

İyi bir yöneticide olması gerekenler tabi ki 2 maddeden  çok daha fazla ; ama ana madde olarak bu 2 özellik kabul görmüştür. 2. maddeye bulaşmıyorum, inşallah başka bir yazımda 🙂 Bu yazıda okuyacaklarınız 1. madde ile ilgili.

Yönettiği işe hakim olması özelliği ile ilgili de yöneticiler 2’ye ayrılır;

1-Yeterli tecrübeye sahip olmadan koltuğa paraşütle inenler

2-Yönettiği işi en alt basamaktan yaparak gelmiş tecrübeli ve içeriğe hakim olanlar

Tecrübeli ve işe hakim yönetici ile çalışıyorsanız şanslısınız; paraşütle inenle çalışıyorsanız eyvah eyvahhhhhh… 🙂

Örneğin bir satış yöneticisinden   geçmişinde  belirli bir süre mutlaka satış yapmış olması  beklenir. Satış temsilciliği  yapmamış bir satış yöneticisinin başarılı olma ihtimali sıfıra yakındır.Yada hiç çağrı karşılamamış bir çağrı merkezi yöneticisinin ekibini başarı ile yönetmesi oldukça zordur. Genel müdür , genel müdür yardımcısı gibi tepe yöneticiler için aynı şey geçerli değildir yani br genel müdürün çağrı almış olması şart değildir; yıllarca hem finans hem pazarlama hem satış vs… ayrı ayrı departman müdürü olarak çalışamaz tabiki…Ama bu tepe yöneticilerden de kabul görmüş beklentiler; çok uzun yıllar kurumun karlılığını etkileyen birden fazla departmanı eş zamanlı yönetmiş olması  ve branşında uzmanlaşmış departman müdürlerinin departmanları ile ilgili fikir ve görüşlerini dikkate alıp hepsini harmanlayarak kurum için en doğru kararları verip hayata geçirmesidir. Paraşütle inenlerde genel olarak tecrübesizliğe bağlı korku veya ego hakim olduğu için bu aşamada karnaval başlar 🙂 Nasıl mı?

Misal;telefonda satış yapan bir projede çağrılar artmaya başladığında çağrının satışa dönüşüm oranı da artar gibi bir oran bağlantısı yoktur.Bir çağrının satışa dönüşüm oranının artış veya düşüşü  birden fazla dinamikle ilgilidir.Çağrı arttığı için dönüşüm oranı da artar gibi bir mantık söz konusu bile olamaz 🙂

Telefonda satış yapan ve süreç olarak çağrının arttığı dönüşüm oranının düştüğü  bir ekip yönetiyorsunuz, sabah işe geldiniz, maillerinizi okuyorsunuz; yöneticinizden bir fırça maili gelmiş :

“Çağrılar arttığına göre dönüşüm oranı da artmalıydı ipin ucu iyice kaçtı, işinizi takip etmiyorsunuz” yazıyor mailde…Elinizi masanın altına götürüp panik butonu arıyorsunuz, yok 🙂 Verilmiş sadakam vardır belki maili yanlış anlamışımdır diye tekrar okuyorsunuz, yok 🙂 Doğru anladınız yöneticiniz konuya hakim değil, paraşüt style 🙂 Ağlamakla gülmek arasında duygular arası geçişler yapıyorsunuz  o an…

Böyle durumlarda kendisi ile doğru dinamikleri  paylaşabilirsiniz; paraşütünü yere bırakıp bu paylaşıma olumlu reaksiyon verirse şanslısınız; her iki taraf için verimli sonuçlar olacaktır.Paylaştıklarınızı dinlemez, dikkate almaz  ve siz sadece ego duvarına konuşursanız fazla da yapacak bir şey yok 🙂 Bu şekilde çalışmaya devam edebilirsiniz veya iş değiştirebilirsiniz ; bu aşamada doğru yada yanlış bulunmuyor, canınız nasıl isterse , kendinize hangisi uygunsa….Paraşütle inenlerin paraşütlerini çıkarmadıkları sürece aşağı doğru inmeye devam edeceğini, alt basamaklardan  gelenlerinde yukarı doğru çıkmaya devam edeceğini unutmayın yeterli… Yükseklik korkusu olanlar aşağı iner  , tırmanmayı  sevenler yukarı çıkar 🙂

Sevgiler…